gündüz ve gece çalıştın didindin sığmazsın bilirim birkaç mısraya hatırlıyormusun baba hani bana oyuncak alırdın bende senin elinden sıkıca tutardım eskimiş gocuklarım yırtık yamalı pantolonlarım su alan ayakkabılarım var...
yaşamla ölüm arasındayım ben mermiler adrese isteksiz 'çığlıklarımda' çırılçıplak kalan bedenim kuduz bir köpeğin salyalı görüntüsünde -ruhsal bir tecavüz- ince kıyafetini giyince üstüne gece otostop çeken...
seni sevmekten özlemekten vazgeçtim soyunup kendi kayıplığımdan yüreğimin kırık raflarına sıraladığım -ipe sapa gelmez hayatın ipe sapa gelmez akışına- kasırgalar estirsem de kasıklarımda içim...
hayal edip evin yolunu tuttuğum her gece kırmızı iç çamaşırlarla bilinen o hayali yerler rakı sofrasında yer aldı -kadehte rujun kaldı- kalemimin altında kıvranan...
parasını peşin ödediğim hafif meşrep dilli ağzı süt kokan körpe karanlık gevşemiş yataklarda sevişir şeytanlar bacak aralarında alacakaranlığı giyinmiş ana kenttimin hani adet döneminde genç...
-yasak sevişmelerin ceninleri döllenirken- dilimde ki sürçü lisan kısaltıp cümleleri nokta koyamadığım 'sen' geziniyorum vücudunda her gecenin sabahında cinnet sofrasından yarınlara geçerken dokunmak istiyorum sana vücutlarımız...
üst komşumun büyük bir gürültüyle menopoza girdiği gece bir kedi gibi sürtünmekteyim karşımda oturan bir bayanın gözlerinde şahlanmış bir at misali bendine sığmayan bir hırsla dudaklarım...
aşkın garip yüzü belirdi üçüncü sınıf otellerin günah kokulu odalarında kartonlardan döşekler dölledi düşüncelerimizi dışarıda karanlık pezevenk bir gece arabesk şarkılarla emperyal düşler kuruyor mahallenin köşe başında esmer kedilerin...
kop koyu karanlığın kollarında haykırıyor güneşe hınzırca sırıtan akşam belki bir dram benimkisi tüm uzuvlarımı buduyorum savaşarak sevişmiş gibiyim kasıklarımda dolaşan parmaklarınla irkildim harflerim buruşuyor ruhumu sürüyorum...
Fukara yalnızlıklar dolduruyorum cebime Romantik taverna şarkılarıyla hüzünleniyorum Bir edepsiz uğruna Benim birden sinirlerim gerildi Dönüp suratına tüküresim geldi Hasarlı duygularımı yalnızlık örter Geceler nöbet...
Görülmemiş tacizler Yaşatıyoruz hayallerimize Senaryolarda duyguların oynandığı Yarı bir düş ile ruh arasındadır beden Tacize uğramış Bir öfke büyüyor içimde Gecenin sessizliğinde Geçmişin esintisini...
Uyuşturucu dolu kanımla bakıyorum Çaresiz seyredeceğim bana veda bakışını Gecenin ilerlemiş saati Çarpık düşüncelerimi Rahibe cümlelerle empozeleyişim İzmarit kokulu bir sakal telinde Fahişe kırmızısı...
Yorgun bir orospunun Çıplak göğsünde nabzım atıyor Küçücükken tecavüze uğramış Bir erkek çocuğu gibiyim Basit bir orospudan öğrenilen uysal yalanlar Yaşamaya değer kılmayan ilk yalnız...
Bedenim çürüyor sevişmelerde Sessiz bir yağmur gibi çiselerken karanlık Sizler kadehlerinizi kırarcasına Fahişelerinizin koynunda tokuştururken Artık parmaklarım birer ölüm makinesidir Bir fahişenin edepsiz bedeninde Sen de alıp...
Kör bir kalemdim kağıt yığınlarında Zemin hazırladım kendi intiharıma Sokak lambasının titrek ışığı altında Acil şifalar dilemektir yatalak cümlelere Kirlenmemiş ruhuna... Gece ulumaya en müsaitken...
Erkekliğimi hissetiren kadın... Satılmış bir aşkın ozanıyım Şeytanın maske taktığını seyrediyorum Bir zaman diliminde İçim dışıma kahreder Aşkın mihrabında Prangalarımı o ellerinle çöz Zarafetinden kurtulamıyorum Bilirim dokunur...
Gece koşuyorum ışıksız sokaklarda Benim gözüm hep sana odaklı Zorlamayacağım kelimeleri bu sefer Kırıldı bir kere dudaklarım Sürdün beni karanlık gölgelere Sokakta beş paraya satılan şiddet Süt...
Kelimeler kifayetsiz kalıyor bazen Gölgeli yanılsamalar dolanırken Gece abasını çıkardığında güne Ruhumun derinliklerine çöreklenen Ustura sırtındaki duygularım Tüylerimi diken diken yapıp batıyorsa tenime En cenabet duygularla yüzleşirken Aklımla düşlerimin arasına...
İklimsel debelenmelerle Kulaklarını kızartırcasına Utangaç bir gecenin bacak arasında Günaha yayıldık Bedenin bedenime terim terine Çılgın sevişme saatleri bunlar Bu dili tutulmuş şimdilerim Silmek ister gibi...
Eski vücudumdan kasıklarıma doğru Ayak üstü eğleyiş yorgun akşam üstülerinin Süzüldüğün bir gecede Hayal gücümü tüketen Beyaz yalan çarşafın Yürek burkan bir kalem kırığıydı yaşanan Artık boşalmalar...
Kış gecelerinin dayanılmaz hafifliğiydin senKimliğim düşüyor sessizce gölgem gölgenin peşindeBir iz arıyorum henüz daha tadılmamış Dokunulmazlığın olduğu bir sınırda Yetim bir yürek gibi takılı kalmışımDar...
Duygularımı hazine misali derinlere gömdüm Gözlerimi geceye hapsettim Nereye baksam senden bir parça İhanete uğramış güvercinler telefon direklerindeAkşamın alacakaranlığında Tüm kilitli kapılara gözlerini mühürledim Hangi...
Ne telafisi ne de telafuzu yoktu bu aşkın Nefeslerimizle soluduğumuz sözcükler bakire Çok uzaklardan bir ses duyarım durmadan Belki bir dram benimkisi Hayat kavgasında...
Artık kaçıramıyorsun bakışlarını bakışlarımdan Tıpkı sokakta oynayan çocuklar gibiSen bana yazıyorsun bende sana Ve kendime her gece aşkı soruyorum senle Yavaşça yokluğunun ağırlıgı çöküyor üzerime...
Ne zaman bir iki damla suyu bir arada görsem Senli günlerimi yakalarım Yaşıtlar yatakta meşk yapadursun İnkara yertenirken dilim sevgine Aman kimselerin haberi olmasın Su...