Akşam Gazetesi
Birgün Gazetesi
Bugün Gazetesi
Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi
Evrensel Gazetesi
Fanatik Gazetesi
Fotomaç Gazetesi
Güneş Gazetesi
Halka ve Olaylara Tercüman
Hürriyet Gazetesi
Milli Gazete
Milliyet Gazetesi
Ortadoğu Gazetesi
Radikal Gazetesi
Referans Gazetesi
Sabah Gazetesi
Star Gazetesi
Takvim Gazetesi
Taraf Gazetesi
Türkiye Gazetesi
Vakit Gazetesi
Vatan Gazetesi
Yeni Asya Gazetesi
Yeni Mesaj Gazetesi
Yeni Şafak Gazetesi
Yeniçağ Gazetesi
Zaman Gazetesi
En güzel İfadem - Blogcu



Ziyaretçi Defterine Yaz

En güzel İfadem

Hazirane 2, 2009 - Ruhumun içinden

Kış gecelerinin dayanılmaz hafifliğiydin sen
Kimliğim düşüyor sessizce gölgem gölgenin peşinde
Bir iz arıyorum henüz daha tadılmamış 
Dokunulmazlığın olduğu bir sınırda 
Yetim bir yürek gibi takılı kalmışım
Dar bir odada dumana verdim ömrümü 
Tüm sıfatları takıp takıştırdım 
Gecenin düşleri kuruldu pervasızca
Kapalı kapılar ardında esrik sevişmeler var
Bir gövdeden bir gövdeye düşlerin uçuştuğu yerde
Son sefer teknesine atlayıp ayaküstü korkuluklara tutunup 
Sana uyanmanın tenhalığında 
Ağırlığını hissediyorum -ey karanlık-

-kimliğini unuttu aşk-

Düşmeye başladı kelimeler seyir defterime 
Teninin sıcaklığı düştü tenime
Kıyamazdım dokunmaya kirlenirsin diye
En hırçın zamanlarında bile
Yıldızlar gibi ışıldayıp
Düş kollarıma!  
-------------------------------------------------------------
 Dul günahlar gibi körpeydi sana sevgim

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Mayıs 1, 2009 - Dolaşıyorum Kelimelerin Arasında

Duygularımı hazine misali derinlere gömdüm
Gözlerimi geceye hapsettim
Nereye baksam senden bir parça
İhanete uğramış güvercinler telefon direklerinde
Akşamın alacakaranlığında
Tüm kilitli kapılara gözlerini mühürledim
Hangi his söze döker beni şimdi
Anlatamayışları bıçaklarken zaman
Bir senfoni şimdi kulağımda
Her melodide kanıma işleyen acı
Her namesinde yüreğimi yakıp yıkıp geçiyor
Lambadaki alevin titremesi gibi ürkekleşiyor bedenim
Ölü gölgeler sek sek oynarken kaldırımlarda
Tüm aşklara tecavüz edildi kendi şahsımda
Rakı bardaklarındaki dudak izleriyle sevişiyorum
Yorgun duygularım teyakkuz halinde

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Mayıs 1, 2009 - Yosma

Sen olmasaydın ansızın boğulmazdım karaktersiz gecelerde
Tenimde parmak izlerin
Gecelerin loş ayazlarında
Kinci rüzgarlar geçiyor içimden
Falakaya yatırılmış gibi seni çekiyorum
Hareketlerin ruhsuzluğunu ele veriyor
Şimdi tek tesellim bir kadeh rakı
Sanki beni bekler gibiydin
İlk bakışta oyun oynamaya gelmiş çocuk izlenimi veren
Sokaklar bir düş simsarı çek ellerini
Öyle çok gözyaşı döktüm ki ardından
Soğuk sıcak demeden yorgun gecelerde
Sen dans ediyordun bedenimde
İki satır bi kafiye dışında kartpostallardaki soğuk yüzlerden
farksız oldum artık
Sokaktan geçiyor işte
Kalçalarını sallıyor beyin hücreleri
Öksüz sokakların çürümüş köşelerinde

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Mayıs 1, 2009 - Koğuşundan Kaçıyor Dilim

Ne telafisi ne de telafuzu yoktu bu aşkın
Nefeslerimizle soluduğumuz sözcükler bakire
Çok uzaklardan bir ses duyarım durmadan
Belki bir dram benimkisi
Hayat kavgasında savaştığım
Slow duruşlar yakaladım
Dokunamadığım onca zamana inat
Sözcükler sensiz kalma tedirginliğinde
Gecemi besleyen bütün sokaklarımda ayak izlerin var

-şimdi algılayabileceğin yerdesin-

Kanatları çekilmiş güvercinler gibi
Bulutlar çevirdiğinde güneşi
Aşkları kavi tutan gövdelerin hıncını
Gölgelerimizle yaşamıştık
Gecenin bütün kötü dillerini
Karanlığın tütsü kokan ağızlarını
Kurumuş ruhuma döl yağmurları katan bedenini
İçime hapsettiğim bir tutam yankılarımla
Beynimde muamma yürüyorum
Varlığın çekilmiş solgun bir fotoğraf
Bir baldırıçıplak kanlı ihtilalimin gölgesinde

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Mayıs 1, 2009 - Tek gecelik yıldızlarla oynaşan

Artık kaçıramıyorsun bakışlarını bakışlarımdan
Tıpkı sokakta oynayan çocuklar gibi
Sen bana yazıyorsun bende sana
Ve kendime her gece aşkı soruyorum senle
Yavaşça yokluğunun ağırlıgı çöküyor üzerime
Artık hayal de kurmak istemiyorum
Alışmış bu beden acılara ekmek olmaya
Sen bilmiyorsun ama
Kalem oynattım beyaz bakışların üzerine
Loş ışıkta yüzün beliriyor
Bir sabah gibi doğuyorsun gözlerime
Çıplaktı dudakların ıslak ve pembe
Tek hücreli bir aşkın tamtamları çalarken
Yutkunan tenin aklımdan geçerken
İçimde ayak seslerin hareketlendi
El ayak çekilmişse hecelerden
Bir yay gibi gerginken ruhlarımız
Uğruna aşkın geçmişte ne varsa
Şarapla ıslıyorum
Şimdi yüreğim demini almış bir mahpus damı
Yarım kalan sigaralarla
Sokak sokak gezdim ayyaş türkülerimle
Bugün bütün cesaretimi topladım
Tacirlere sattım arşınladığım yolları
Her sabaha karşı bir bakire girer koynuma
Bir busenin nemini bırakır alnıma
Gecemden artan sevişme kırıklarını
Her sabah başka bir çarşafla yeniliyorum
Cezayı kendim kestim hükümünü kendim verdim
Her bir çizgi bir şişe şarap

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

.....

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Ziyaretçi Defterini Oku

Arkadaşlarım

Kategoriler

Blogcu Yardım

Canlı Tv

Diziizle